Rehber · 29 Temmuz 2026

Deneme analizi nasıl yapılır?

Deneme analizi nasıl yapılır?

Çoğu öğrenci denemeyi çözüyor, optiği okutuyor, netine bakıyor ve "iyi gitti" ya da "kötü gitti" diyor. Sonra ertesi gün yeni bir deneme çözüyor.

Bu, analiz değil. Bu, ölçüp not almadan tartıya çıkmak.

Deneme analizi tek bir akşamda yapılan bir işlem değil. Aylara yayılan bir ölçüm sürecidir ve asıl değeri birikimde ortaya çıkar. Tek bir denemenin sana söyleyebileceği çok az şey var; on beş denemenin söyleyebileceği ise neredeyse her şey.

Bu yazıda deneme analizinin nasıl yapıldığını adım adım anlatacağım: yanlışı nasıl kaydedersin, hangi soruyu sorarsın, hangi sayıya bakarsın, hangisine bakmazsın, ve bu veri zamanla nasıl net artışına dönüşür. Arada Foncat'ta bu döngüyü nasıl kurduğumuzu da göstereceğim çünkü tasarımın kendisi zaten bu sürecin bir cevabı.


Neti bilmek analiz değildir

Bir denemeden çıkan en zayıf bilgi, net sayısıdır.

"TYT 78 net yaptım" cümlesi tek başına neredeyse hiçbir şey ifade etmez. Çünkü şunları söylemez:

  • Bu 78 net hangi derslerden geldi, hangi dersten kaç net kaybettim?
  • Kaybettiğim netler bilmediğim konulardan mı, bildiğim ama dikkatsizce yaptığım sorulardan mı?
  • Geçen ayki 78 netimle aynı 78 net mi, yoksa dağılım tamamen mi değişti?
  • Bu deneme kolay mıydı, zor muydu?

Analiz, tam olarak bu dört sorunun cevabını üretme işidir. Ve dördü de tek denemeden çıkmaz. üçü kayıt tutmayı, biri karşılaştırmayı gerektirir.

Deneme bir not değil, bir veri noktasıdır. Notun kendisi değersizdir; noktaların oluşturduğu eğri değerlidir.


Analiz bir gün değil, bir döngü

Sağlıklı bir deneme analizi süreci beş adımdan oluşan ve her hafta tekrarlanan bir döngüdür:

  1. Kaydet — denemeyi doğru ve eksiksiz gir.
  2. Sınıflandır — her yanlışın sebebini işaretle.
  3. Oku — panelleri ve kırılımları yorumla.
  4. Dönüştür — çıkan eksikleri haftalık plana yaz.
  5. Ölç — bir sonraki denemede aynı yere tekrar bak.

Beşinci adım olmadan ilk dördü boşa gider. Çünkü analizin amacı "bilgi edinmek" değil, bir sonraki haftayı değiştirmek. Değişmeyen bir plan için toplanan veri, güzel bir tablodan ibarettir.

Şimdi adımları tek tek açalım.


Adım 1 — Denemeyi doğru kaydet

Analizin kalitesi, girdisinin kalitesini geçemez. Bu yüzden kayıt aşaması, göründüğünden çok daha kritik.

Neyi kaydetmelisin?

En az şunlar: sınav oturumu (TYT/AYT), ders, soru sayısı, ve soru soru doğru / yanlış / boş durumu.

Net hesabı da hep aynı: doğru − (yanlış / 4). Ama bu sayıyı hesaplamak analizin sonucu değil, başlangıç noktasıdır.

Branş denemesi mi, genel deneme mi?

İkisi farklı işler görür, ikisi de gerekli:

  • Branş denemesi tek dersi ölçer. Konu bitirme döneminde asıl aracın budur — çünkü genel denemede henüz çalışmadığın konulardan gelen düşük net, sana bir şey öğretmez, sadece moralini bozar.
  • Genel deneme ise dayanıklılık, süre yönetimi ve dersler arası geçiş becerisini ölçer. Bunu ancak konuların önemli kısmı bittikten sonra anlamlı hale gelir.

Foncat'ta Deneme Gir ekranı bu ayrımı ekranın en üstüne koyuyor: "Branş" ya da "Genel Deneme". Genel denemede kapsamdaki dersler ayrı bölümler olarak açılıyor ve her bölümün canlı neti ayrı ayrı görünüyor.

Girişin hızlı olması bir lüks değil, zorunluluk

Burada psikolojik bir gerçek var: zahmetli olan yapılmaz. 120 soruyu tek tek işaretlemesi 15 dakika süren bir sistemi hiç kimse üçüncü haftadan sonra kullanmaz. Analiz süreci de böyle ölür.

Bu yüzden Foncat'ta girişi tersine çevirdik: her soru varsayılan olarak doğru kabul edilir, sen sadece yanlış ve boşlara dokunursun. Bir kez dokunuş yanlış, iki kez dokunuş boş, üçüncü dokunuş sıfırlar. Ekranın yanındaki "Canlı net" kartı sen işaretledikçe neti anlık hesaplar. Branş denemelerinde klavye modu daha da hızlı: "12y" yazıp Enter'a bastığında 12. soru yanlış işaretlenir.

Tasarım hedefimiz, bir denemenin kaydının bir dakikanın altında bitmesi. Bu, estetik bir detay değil; analiz alışkanlığının haftalarca sürdürülebilmesinin ön koşulu.


Adım 2 — Yanlışını sınıflandır: analizin kalbi

Eğer bu yazıdan tek bir şey alacaksan, bu bölüm olsun.

Her yanlış aynı değildir. Aynı ekranda 5 yanlışın varsa, bu 5 yanlış birbirinden tamamen farklı sebeplerden gelmiş olabilir ve her birinin çözümü farklıdır. Hepsini "yanlış" kutusuna atıp konu tekrarı yapmak, yılın en büyük zaman kaybıdır.

Yanlışlar pratikte üç kategoriye ayrılır:

1. Bilgi eksiği — "Konuyu bilmiyordum"

Soruyu görünce ne yapacağını bilmiyorsun. Formülü hatırlamıyorsun, kavramı tanımıyorsun.

Çözüm: Konu tekrarı. Kaynağa dön, konuyu yeniden çalış, sonra o konudan 20–30 soru çöz.

Bu, en pahalı hata türü ama aynı zamanda en dürüstü. Bilgi eksiği bir kez kapatıldığında bir daha aynı yerden net kaybetmezsin.

2. Dikkat hatası — "Çözebilirdim, kaçırdım"

Soruyu biliyordun. İşlem hatası yaptın, "hangisi yanlıştır"ı "hangisi doğrudur" diye okudun, şıkkı yanlış işaretledin.

Çözüm: Konu tekrarı değil. Buradaki problem bilgi değil, süreç. Sorunun kökünü çizmek, işlemi ikinci kez kontrol etmek, hızlı okuma alışkanlığını yavaşlatmak.

Öğrencilerin çoğu bu ayrımı yapmadığı için, aslında bildiği konuları tekrar tekrar çalışıp haftalarını harcıyor. Oysa dikkat hatası, sınavda en ucuz kazanılan nettir çünkü bilgiyi zaten kurmuşsun, sadece teslimat bozuk.

3. Süre yetmedi — "Düşünüyordum"

Soruyu yapabilirdin ama zaman bitti ya da tek bir soruya gömüldün.

Çözüm: Yine konu tekrarı değil. Bu bir strateji problemi. Soru seçme, atlama disiplini, tur mantığı. Bir soruya 90 saniyeden fazla veriyorsan durumu yeniden değerlendirmen lazım.

Bu sınıflandırma neden bu kadar önemli?

Çünkü bu üçünün dağılımı, planının o hafta nereye gideceğini belirler:

  • Bilgi eksiği baskınsa → konu çalışmasına ağırlık ver.
  • Dikkat hatası baskınsa → soru pratiğine ve kontrol alışkanlığına ağırlık ver.
  • Süre baskınsa → sınav taktiği ve hız çalışması yap.

Aynı 78 netlik iki deneme, bu dağılıma göre bambaşka iki hafta üretir.

Foncat'ta bu yüzden deneme kaydettiğinde, işaretlediğin sorular sırayla karşına geliyor ve tek bir şey soruluyor: hangi konuda zorlandın ve nedeni neydi ? Bilgi eksiği, Dikkat hatası, yoksa Süre yetmedi. Üç seçenek, tek dokunuş. Bu 20 saniyelik iş, analizdeki her şeyin hammaddesi.

Ve bu etiketler yalnızca bir grafiğe gitmiyor: sebep, o konudaki hakimiyet puanını farklı ağırlıkta etkiliyor. Bilgi eksiği en sert düşürür, dikkat hatası en hafif. Çünkü ikisi gerçekten aynı şey değil.


Adım 3 — Panelleri okumayı öğren

Kayıt bittiğinde iş, sayılara bakmaya geliyor. Ama burada da hangi sayıya nasıl bakılacağı öğrenilmesi gereken bir beceri.

Oturum neti neden son denemenin netine eşit değil?

Foncat'ta Deneme Analizi sayfasının en üstünde TYT ve AYT için birer panel var. Paneldeki büyük sayı, son denemende yaptığın net değil; seçtiğin zaman aralığındaki ders ortalamalarının toplamı.

Bu kasıtlı bir tercih ve sebebi şu: tek bir deneme gürültülüdür. O gün uykusuz olabilirsin, deneme normalden zor olabilir, üç soruda şansın yaver gitmiş olabilir. Ortalama, bu gürültüyü süzer ve sana gerçek seviyeni gösterir.

Pratik sonuç: son denemende net düştü diye paniğe kapılma; panelin ortalaması düşüyorsa endişelen.

Karşılaştırma penceresini anla

Bir sayının yanındaki yeşil ya da kırmızı ok, "geçen denemeye göre" demek değil. Foncat'ta kıyas, bir önceki eşit uzunluktaki dönemle yapılır: son 30 güne bakıyorsan, ondan önceki 30 günle karşılaştırılır. (Zaman aralığını "Tümü" ya da özel bir aralık seçtiğinde referans olarak son 7 gün kullanılır.)

Bu da bilinçli bir tercih. Çünkü "geçen denemeye göre" karşılaştırması, tek bir kötü denemeyi felakete, tek bir iyi denemeyi zafere çevirir. İkisi de yanlış sinyal.

Ders kırılımına in

Oturum netinden sonraki durak, Ders ortalamaları. Burada her dersin ortalama neti, doğru/yanlış/boş yüzdeleri ve önceki döneme göre değişimi yan yana duruyor. Listeyi sütun grafiğe ya da radar görünümüne çevirebiliyorsun. Radar, "hangi derste çukurum var" sorusunu tek bakışta cevaplaması açısından pratik.

Burada aranan şey ortalamanın kendisi değil, asimetri. Beş dersin dördü yükselirken biri sabit duruyorsa, o hafta nereye yükleneceğin bellidir.

Hata sebeplerinin dağılımına bak

Hata sebepleri kartı, işaretlediğin etiketleri toplayıp bir dağılım çıkarıyor: hatalarının yüzde kaçı bilgi eksiği, yüzde kaçı dikkat, yüzde kaçı süre.

Bu grafiğin en değerli tarafı tek bir denemedeki hâli değil, zaman içindeki değişimi. Şöyle düşün:

  • Ekim ayında hatalarının %70'i bilgi eksiğiyse, bu normaldir — konular henüz bitmedi.
  • Mart ayında hâlâ %70 bilgi eksiğiyse, konu bitirme planın işlemiyor demektir.
  • Bilgi eksiği payı düşüp dikkat hatası payı yükseliyorsa, bu kötü haber değil, iyi haber: bilgi kurulmuş, artık teslimat problemi kalmış. Ve teslimat problemi, bilgi probleminden çok daha hızlı çözülür.

Bu tek başına, "ilerliyor muyum" sorusuna netten daha güvenilir bir cevap verir.


Adım 4 — Konu hakimiyeti: verinin biriktiği yer

Buraya kadar anlattığım her şey deneme düzeyinde. Ama asıl güç, veri konu düzeyinde biriktiğinde ortaya çıkıyor.

Her yanlışını konusuyla etiketlediğinde, sistem her konu için bir hakimiyet puanı tutmaya başlıyor. Bir konuda tekrar tekrar yanlış yapıyorsan o puan düşüyor; sebebi bilgi eksiğiyse daha sert düşüyor.

Foncat'ta Konu hakimiyeti kartı bunu renk diliyle gösteriyor: kırmızı zayıf, sarı orta, yeşil güçlü. Ders sekmelerine tıklayıp o dersin bütün konularını tek ekranda görüyorsun; her kartta konunun adı, hakimiyet yüzdesi ve o konudan kaç hata yaptığın yazıyor. Bir karta tıkladığında doğrudan yol haritasındaki o konuya gidiyorsun.

Bunun neden önemli olduğunu bir örnekle anlatayım.

Diyelim ki üç denemede toplam 11 matematik yanlışın var. Bunları tek tek hatırlaman imkânsız; üstelik hafızan yanıltıcı çalışır. En son yaptığın hatayı en büyük problem sanırsın. Ama veri şunu gösterebilir: 11 yanlışın 6'sı iki konudan geliyor, geri kalan 5'i beş farklı konuya dağılmış.

İşte bu, hafızanın asla söyleyemeyeceği ama verinin bir bakışta söylediği şey. Ve doğrudan bir eylem üretir: o iki konuyu kapat, netinin yarısını geri al.


Adım 5 — Eksik konuyu eyleme çevir

Analiz, okunduğunda değil yapıldığında işe yarar. Aradaki köprü, eksik konu listesidir.

Foncat'ta hakimiyeti kritik seviyenin altına düşen konular için otomatik olarak birer tekrar kartı oluşuyor ve bunlar Eksik konuların listesinde toplanıyor. Sıralama önceliğe göre yapılıyor: en çok net kaybettiren konular üste çıkıyor, acil olanlar ayrıca kırmızıyla işaretleniyor.

Her kartta iki eylem var:

  • Şimdi çalış — seni doğrudan yol haritasındaki o konuya götürür.
  • Daha sonra — kartı "daha sonra çalışılacaklar" listesine atar; tüm liste görünümünden istediğinde geri alırsın.

Buradaki tasarım kararı şu: kart, sen çalıştığını iddia ettiğin için listeden düşmez. Hakimiyet puanı yükseldiğinde düşer. Yani listeden çıkmanın tek yolu, bu konuyla alakalı Foncat üzerinden test çözmek veya kendi test çalışmalarını girmek ve sonraki denemelerde o konudan yanlış yapmamak.

Bu, kendini kandırmayı zorlaştırır ve analiz döngüsünü kapatır: yanlış → etiket → hakimiyet düşüşü → tekrar kartı → çalışma → sonraki denemede ölçüm → hakimiyet yükselişi → kartın kapanması.

Denemeyi kaydettiğin anda özet ekranında zaten şunu görüyorsun: kaç yeni eksik konu kartı açıldı ve kaç konuda hakimiyetin düştü. O iki sayı, o haftanın gündemi.


Analiz neden tek seferlik olamaz?

Şimdi yazının başındaki iddiaya dönelim ve gerekçelendirelim.

Bir deneme, bir örneklemdir

İstatistikte tek bir gözlemle sonuç çıkarılmaz. Deneme de öyle. Tek bir denemedeki 8 netlik düşüş şunlardan herhangi biri olabilir:

  • Deneme normalden zordu
  • O gün uykusuzdun ya da hastaydın
  • Salonda dikkatin dağıldı
  • Sadece şans, üç soruda ikili kalıp yanlış tarafı seçtin

Bunların hiçbiri "geriledim" demek değil. Ama üst üste dört denemede aynı derste düşüş varsa, artık şans değildir. Sinyali gürültüden ayıran tek şey tekrardır.

Seviye değil, eğim önemlidir

Bugünkü netin, sınav gününü tahmin etmek için zayıf bir göstergedir. Güçlü gösterge, eğimdir: son iki ayda net nasıl değişti?

Ekimde 60 net yapıp aralıkta 72'ye çıkan öğrenci, ekimde 70 net yapıp aralıkta 74'de kalan öğrenciden çok daha iyi durumdadır, üstelik ikinci öğrencinin neti daha yüksek olmasına rağmen. Eğim, ancak zaman içinde ölçüm yaparsan görünür.

Problemler yer değiştirir

Kasımda matematikte bilgi eksiğinden kaybediyorsundur. Ocakta o eksik kapanır ama bu sefer süre problemi ortaya çıkar. Martta süre düzelir, dikkat hataları belirginleşir.

Bu normal ve sağlıklı bir ilerleyiştir. Ama şunu gerektirir: her ay aynı analizi yeniden yapmayı. Ekimde yaptığın teşhisle mart ayına çalışırsan, olmayan bir problemi çözmeye devam edersin.

Sistem seni ancak veriyle tanıyabilir

Bu, kişiselleştirmenin sırrı. Herkese uyan bir plan yoktur; sana uyan plan, senin verinden çıkar. Ve o veri, tek bir denemeden değil, aylarca biriktirdiğin işaretlemelerden oluşur.

Foncat seni tanıdıkça sana daha çok yardımcı olur. Sekizinci hafta birinci haftaya göre daha nettir. Hangi konuda kaç kez tökezlediğini, hangi hata türünün senin kronik problemin olduğunu, hangi dersin ihmal edildiğini bilir. Analiz sürecinin bileşik faiz gibi çalışması budur: başlangıçta yavaş, sonra hızlanan.


Net artışı tam olarak nereden gelir?

Deneme analizi yapan bir öğrencinin neti neden yükselir? Üç mekanizma var ve üçü de doğrudan analizden çıkar.

1. Ucuz netlerin toplanması. Dikkat hataların, hâlihazırda bildiğin ama alamadığın nettir. Bir denemede 4 dikkat hatası varsa bu 4 net demek hem de hiçbir yeni konu öğrenmeden. Bunları görmenin tek yolu etiketleme; bir daha yapmamanın yolu ise farkında olmak.

2. Boşların doğruya çevrilmesi. Boş bıraktığın soruların bir kısmı bilmediğin sorular, bir kısmı ise "vakit kalmadı" ya da "riske girmedim" soruları. İkinci grup, strateji değiştirerek kazanılır. Boşları ayrı kaydetmezsen bu ayrımı asla göremezsin.

3. Doğru konuya çalışmak. Konuların net getirisi eşit değildir. Hakimiyet haritan kırmızıysa ve o konu sınavda çok soru getiriyorsa, oraya harcanan 3 saat, zaten yeşil olan bir konuya harcanan 3 saatten kat kat fazla net getirir. Analiz olmadan bu sıralamayı yapman neredeyse imkânsız çünkü hangi konuda zayıf olduğunu hissin değil, verin bilir.

Üçünü birleştirdiğinde ortaya çıkan şey şu: aynı çalışma saatinden daha fazla net. Analizin bütün vaadi bu cümlede.


Analiz yaparken en sık yapılan yedi hata

  1. Sadece nete bakmak. Net bir sonuçtur; analiz sebeplerle ilgilenir.
  2. Yanlışları sınıflandırmamak. Sebep etiketi olmayan bir yanlış, sana ne yapacağını söylemez.
  3. Boşları yanlışla aynı kefeye koymak. Farklı problem, farklı çözüm.
  4. Tek denemeye göre plan değiştirmek. Kötü bir deneme sonrası bütün programı yırtmak, ilerlemeyi durduran en yaygın refleks.
  5. Analiz edip hiçbir şey değiştirmemek. Analizin çıktısı bir grafik değil, önümüzdeki haftanın plan maddeleridir.
  6. Yanlışlara dönmemek. Analiz sadece etiketlemek değil; o soruyu tekrar çözmeyi de içerir.
  7. Kayıt tutmayı bırakmak. Üç hafta kayıt tutup bırakan öğrenci, karşılaştırma yapabileceği tek şeyi kaybeder.

Haftalık analiz ritüeli: 20 dakikalık şablon

Süreci somutlaştıralım. Deneme çözdükten sonra yapılacaklar, sırasıyla:

İlk 10 dakika — kayıt ve etiketleme. Denemeyi gir, yanlış ve boşları işaretle, her yanlışa konusunu ve sebebini ata. Sıcağı sıcağına yap; ertesi güne bırakırsan neden yanlış yaptığını hatırlamazsın ve etiketler değersizleşir.

Sonraki 5 dakika — okuma. Şu üç soruyu cevapla:

  • Hangi derste ortalamam düşüyor?
  • Hata sebeplerimin dağılımı neye benziyor, geçen aya göre değişti mi?
  • Hakimiyet haritamda kaç kırmızı konu var, en üsttekiler hangileri?

Son 5 dakika — plana yazma. Eksik konu listesinin en üstündeki iki konuyu al ve haftalık programına yerleştir. İki. Hepsini birden kapatmaya çalışmak, hiçbirini kapatmamakla sonuçlanır.

Ayrıca ayda bir kez, zaman aralığını "Son 3 ay" yapıp geniş resme bak. Haftalık analiz taktiktir; aylık analiz stratejidir. İkisi farklı sorular sorar.


Sık sorulan sorular

Haftada kaç deneme çözmeliyim? Analiz edebildiğin kadar. Analiz edilmeyen üç deneme, analiz edilen bir denemeden daha az iş görür. Konu bitirme döneminde haftada 1, son dönemde haftada 2–3 makul.

Yanlışlarımı defterde tutsam olmaz mı? Olur, ve hiç tutmamaktan çok daha iyidir. Defterin zorlandığı yer birikim: 300 yanlıştan sonra "hangi konu kaç kez tekrarladı" sorusunu defterden cevaplamak pratikte imkânsız. Dijital kayıt tam olarak bu yüzden var.

Konu etiketlemeye üşeniyorum, çok mu önemli? Analizin en değerli tarafı orada. Etiketlemezsen elinde sadece net kalır. Bir denemenin etiketlemesi birkaç dakika sürüyor ve o birkaç dakika, sonraki haftanın 20 saatini yönlendiriyor.

Netim düşerse ne yapmalıyım? Önce tek deneme mi trend mi olduğuna bak. Ortalamada düşüş yoksa yapılacak bir şey yok. Ortalamada da düşüş varsa hata sebeplerine bak: bilgi eksiği artmışsa yeni konulara çok hızlı geçmişsindir ve tekrar ihmal edilmiştir.

Analiz raporumu dışarı aktarabilir miyim? Deneme analizi sayfasındaki "PDF indir" ile raporu alabilirsin. Pro planın bir özelliği. Öğretmeninle ya da rehberinle konuşurken işe yarıyor.


Toparlayalım

  • Net bir sonuçtur, analiz sebeplerle ilgilenir. Tek başına net, en zayıf bilgidir.
  • Her yanlışı üç kategoriye ayır: bilgi eksiği, dikkat hatası, süre. Her birinin çözümü farklıdır.
  • Boşları yanlıştan ayrı tut; farklı problemlerdir.
  • Tek denemeye değil ortalamaya ve eğime bak; karşılaştırmayı benzer uzunluktaki bir önceki dönemle yap.
  • Veriyi konu düzeyinde biriktir. Hakimiyet haritası, hafızanın söyleyemeyeceğini söyler.
  • Analizin çıktısı grafik değil, haftalık plandaki iki maddedir.
  • Ve en önemlisi: bunu bir kez değil, her hafta yap. Değerin çoğu birikimde.

Foncat'ı da tam bu döngüyü tek yerde toplamak için kurduk: Deneme Gir ekranında denemeyi dakikasında kaydediyorsun, yanlışlarını etiketliyorsun, Deneme Analizi sayfası ders kırılımını, hata sebeplerini ve konu hakimiyetini çıkarıyor, Eksik konuların listesi de sıradaki işi söylüyor. Sen sadece döngüyü döndürüyorsun.

İlk denemeni girdiğinde sayfa neredeyse boş görünecek. Onuncu denemende ise ne çalışman gerektiğini sana o sayfa söyleyecek. Süreç tam olarak bu.